Yağsız Diyet mi? Asla! (Elif Yılmaz Yazdı)

admin





Yağlar insan vücudunda çok önemli fonksiyonlara sahiptir. Dünyada elde edilen yağların %80 i
beslenme de kullanılır. Yağ alımı vücudumuzun sağlıklı çalışabilmesi, günlük aktivitelerimizi
gerçekleştirebilmemiz için şarttır. Neden şarttır? Yağsız diyete neden Hayır?
Yağlar vücudu sarar ve izole etkisi yapar, organlarımızı korur, yağlar enerji kaynağıdır(protein ve
karbonhidratlardan 2,25 kat daha fazla enerji verirler),yağda eriyen vitaminlerin emilimini sağlarlar(A,D,E,K).
Örneğin Havuç harika bir A,D,E,K kaynağıdır ancak havuçtaki bu vitaminlerden vücudumuzun faydalanması
için havuç salatalarının üstüne yağ gezdirmeniz daha faydalı olacaktır. Yağlar gıdaların tokluk hissini artırır
çünkü gastrointestinal sistemde dolaşımı karbonhidrat ve proteine göre daha yavaştır. Diyetlerde
istenilmemesinin sebeplerindendir ama uzun süren tokluk gıda alımını azaltır. En önemli görevi esansiyel yağ
asitlerinin kaynağı olmalarıdır(alfa linoleik asit ( bir omega-3 yağ asidi), linoleik asit (bir omega-6 yağ asidi) ve araşidonik asittir.).Esansiyel yağ asitleri vücudumuzda üretilmeyen ancak diyetle alınması zorunlu olan yağ
asitleridir. Peki nerde bulunur esansiyel yağ asitleri derseniz kısaca bitkisel gıdalar ve deniz ürünleri cevabını
verebilirim. Diğer önemli faydası ise dokularda lokal hormon olarak adlandırılan prostoglandinlerin parçası
olmalarıdır. Vücudumuzun hormonlar ve salgılarla hayati fonksiyonlarını yerine getirdiğini düşünürsek yağsız
diyetlerden kaçınmamız için geçerli sebeplerimiz tamamlanmış olur.




Yağsız diyet uygulanarak yapılan deneylerin sonucunda, ağırlık azadığı, böbrek lezyonları oluştuğu
görülmüş. Özellikle esansiyel yağ asitleri noksanlığında hafıza ve mental fonksiyonlarda zayıflama, görme
fonksiyonunda azalma, pıhtılaşma eğiliminde artma, immün fonksiyonlarda azalma, trigliserid ve kolesterol
seviyesinde artma, membran fonksiyonlarında bozukluk, infantlarda ve çocuklarda büyüme geriliği, pul pul
olmuş deri ile karakterize Omega 6 yetersizliği, egzama, seboreik dermatit, saç dökülmesi, erkeklerde infertilite,
kan dolaşımında olumsuz etki, kan basıncında artma, yara iyileşmesinde yavaşlama gibi birçok problemin ortaya
çıktığı gözlenmiştir.



İnsanların günlük yağ tüketimi ülkeden ülkeye, iklime, günlük harcanan enerjiye göre değişim
göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde günlük enerji tüketimi %25-30 arası yağlardan sağlanırken bu gelişmekte
ülkelerde %5 e kadar düşmektedir. Genelde bir insanın günlük tüketmesi gereken yağ miktarı ortalama kilo
başına 1g olarak önerilmektedir. Yani;60 kilo olan birinin ortalama toplam olarak günlük 60 g yağ alımı normal
karşılanmaktadır. Sakıncalı olan yağ tüketmek değil hangi yağı ve ne kadar tükettiğimizdir.
Beslenmemizde iki şekilde vücudumuza yağı alırız. İster hayvansal olsun ister bitkisel gıda olsun
aldığımız yağları görünen ve görünmeyen yağ şeklinde ayırabiliriz. Görünen yağ deyince bitkisel, hayvansal
yağlar, margarinler ve yemeklerin üzerinde gördüğümüz yağlar. Görünmeyen yağ denince et, balık, süt, peynir,
kuru yemişlerin içinde bulunan yağlar aklımıza gelmelidir. Dünya Sağlık örgütüne göre toplam enerjinin %25-30
kadarı yağdan olmalıdır. Toplam yağ alımı görünen ve görünmeyen tüm yağ alımına göre hesaplanmalıdır.
Örneğin; günlük 2380 Kcal ihtiyacının 714 kcal kadarı yağdan olmalıdır buda yaklaşık 80 g yağ demektir.
Günlük aktivitenin artmasıyla bu oranın artacağı gibi aktivite azlığında bu oran düşebilmektedir. Görünen veya
görünmeyen yağ alımının kalitesi çok önemlidir. Ancak hareketli bir hayat biçimi ve doğru yağ alımıyla yağların
problem haline getirmemek gerekir. İhtiyaçtan fazla alınan yağlar ve hareketsiz yaşam obezitenin temel
sebebidir.



Hangi yağları hayatımızda bulundurmalıyız konusuna kısaca değinirsek bitkisel kaynaklı yağlar ve balık
ürünlerinde bolca bulunan esansiyel yağ asitleri mutlaka alınmalıdır. Balık harika bir Omega 3 kaynağıdır
özellikle akorkinoz ton balığı, göl alabalığı, uskumru, ringa ve somon balığını gibi yağlı ve soğuk denizlerde
yetişen balıklar. Zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısır özü yağı, soya yağı,hindistan cevizi yağı gibi bitkisel kaynaklı
yağları yemeklerde kullanmak katı yağlardan kaçınmak özellikle Zeytinyağını hayatımıza katmak çok önemlidir.
Hiç mi katı yağ yemeyelim derseniz en iyi öneri Tereyağ olur. Tereyağ hem lezzetli hem de kolay sindirilebilir,
bazı temel yağ asitlerini bulundurur ve yağda eriyen vitaminleri barındırır. Son olarak da kuruyemişler badem,
ceviz, fındık, yer fıstığı, antep fıstığı kaliteli yağ alımı için beslenmemize ekleyeceğimiz gruptadırlar.
Sonuç olarak ‘’Yağsız’’ diye uyguladığınız diyetler, uzun vadeleri sağlık sorunlarına yol açtığı gibi
bildiğinizin aksine vücudumuz sadece yağ tüketiminin aşırı olması sebebiyle yağ depolanmıyor. İhtiyacımızdan
fazla yediğimiz her besinin fazlası yağ olarak depolanıyor, bunun için o besinin içinde yağ olması fark etmiyor.
Bu sebeple iyi yağlara beslenmemize mutlaka eklemeli yağsız diye adlandırılan şok diyetlerden uzak durmalıyız.

Yağ konusu oldukça derin ve uzun bir konudur. Hangi zeytinyağ, nasıl tereyağ vb.birçok soruyu duyar
gibiyim bunlarla ilgili bilgileri gelecek yazılarımda yer vereceğim.
Elif Yılmaz Kuşçu
Gıda Mühendisi-İş Güvenliği Uzmanı



Kaynakça:
Demirci, 2011,Beslenme.
Başoğlu,2014,Yemeklik Yağ Teknolojisi.
Et Ve Et Ürünlerinde Konjuge Linoleik Asit Ve Önemi Eda Demirok*, Nuray Kolsarıcı(2009)Esansiyel Yağ Asitleri, www.diatek.com.tr

0 thoughts on “Yağsız Diyet mi? Asla! (Elif Yılmaz Yazdı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Ercan Oto Lastikten Üyelerimize Kampanya

Ankara Şaşmaz Sanayi Sitesinde bulunan Good-Year ve Sava marka araç lastik markası bayisi Ercan Oto Lastik GidaMuhendisi.Net adresimize Üye olan her meslektaşımıza; Tüm yeni lastik ve jant alımlarında %5 Lastik değişim, tamir ve otel işlemlerinde %10 indirim uygulayacaktır. Adres: BAHÇEKAPI MAH., Sanayi Bulvari 15/1, 06105 Şaşmaz /Etimesgut / Ankara Telefon: […]

Subscribe US Now

Araç çubuğuna atla