Soya Ürünleri İçin Uyarı: “Endişe Verici” Fitoöstrojen Seviyeleri

admin

Beslenme programınızdan, et ve inek sütü gibi hayvansal gıdaları çıkarmaya çabalıyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda protein kaynağı olarak da genellikle  soya ürünlerine bir yönelim söz konusudur. Bitki bazlı bir diyetin yararları hakkında bir çok şey duymuş olabilirsiniz, ancak soya söz konusu olduğunda, araştırmalar; çok dikkatli olmanız gerektiğini söylüyor. Günümüzde üretilen soyanın çoğu genetik olarak değiştirilmiş olmasına ek olarak, araştırmacılar son zamanlarda soya bazlı ürünlerin “endişe verici” fitoöstrojen seviyeleri içerdiği konusunda uyarıyorlar!

Soyada bulunan fitoöstrojenler izoflavonlar olarak bilinir ve vücutta östrojen gibi davranırlar. Hormon yıkıcıları olduğuna inanılırlar ve doğurganlık sorunlarına ve hatta kansere yol açabilirler. Yeni test verileri ise soya ürünündeki seviyelerin endişe verici boyutlarda olduğunu göstermektedir.

Dünya Çapında Gıda Profesyonelleri ile Tartışma ve Tanışma Platformu Olan Food Science and Technology Desk Hizmetinizde.
Sitemizi desteklemek için tıklayın…

Fransız  UFC-Que Choisir’den araştırmacılar , hazır yemekler, soslar ve içecekler içeren 55 farklı soya bazlı ürünü test ettiler ve ürünler hakkında alarmı yükselttiler. Bu ürünlerden sadece bir tanesinin  Fransız gıda mevzuatında güvenli olarak kabul edilen izoflavon miktarının beş katına sahip olabileceğini buldular.

Örneğin, soya bazlı bir kuskus porsiyonunda önerilen maksimum dozun 3.5 kat daha fazla izoflavon bulundu bunun yanında soya fasulyesinde ise bu miktarın beş katı olduğunu bulundu. Ayrıca,  soya bazlı bir içeceğin de bir bardağı, yetişkinler için önerilen maksimum izoflavonların yüzde 150’sine sahipti. Sığır köfte ve tavuk kanadı gibi bazı şaşırtıcı ürünlerde de fitoöstrojenler tespit edildi ancak şaşırtıcı derecede yüksek değerlerde değildi.

Araştırmacılar, insanlar daha düşük seviyelerde izoflavon içeren yiyeceklere tüketmeye çalışsalar bile, önerilen miktarlardan çok daha fazlasını tüketebileceklerinden endişe duyuyorlar. Çünkü birçok farklı yiyecekten izoflavon alınıyor. Bu ürünlerin içerdiği riskler konusunda değerlendirilmesi ve aynı zamanda uygulanacak etiketleme önlemlerinin gerekliliği araştırma raporunda belirtilmekte. Özellikle hamile kadınlar ve küçük çocukların soya bazlı ürünlerden uzak durmalarını tavsiye ediliyor; diğer tüketiciler ise her gün bu tür yiyeceklerden birden fazla porsiyon yemeleri önerilmiyor.

Doğal ve Güvenilir Gıda’nın adresi Zahirepazari.com sayesinde Eve Misafir Çağırmak Çok Kolay

Soyadan kaçınmak için birçok neden var.

Tabii ki, soya fasulyesi mahsullerinin , uzun süredir  lenfoma gibi kanserler ile bağlantılı olan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından “olası bir kanserojen” olarak sınıflandırılmış olan glifosat gibi herbisitlerle olan müdahale olasılığı da var.

Soya fasulyeleri ayrıca doğal olarak fitoöstrojenlere ek olarak fitatlar, soyatoksin ve goitrojenler gibi diğer “anti-besin maddeleri” de içerir. Fitatlar vücudunuzun çinko, demir, magnezyum ve kalsiyum gibi önemli besinleri özümsemesini azaltabilirken, guatrojenler vücudunuzun tiroid hormonları sentezini engelleyerek potansiyel olarak tiroid kanseri ve hipotiroidizme neden olabilir.

Ayrıca, protein sindiriminizi etkileyebilecek tripsin inhibitörleri içerir. Bu ishal, kanama ve mide krampları gibi sorunlara neden olabilir ve pankreas bozuklukları ile bağlantılı olduğu evvelki araştırmalarda belirtilmektedir.

Bununla birlikte, geleneksel fermantasyon işleminin bu anti-besin maddelerinin çoğunu tahrip ettiğini belirtmekte fayda vardır. Bu, miso, natto ve tempeh gibi yiyeceklerin daha güvenli soya seçenekleri olduğu anlamına gelir. Ne yazık ki, Batı dünyasında bulunan soyanın çoğu, soya sütünde, tofuda ve bebek formülünde bulunan fermente olmayan çeşittir.

Soya bugünlerde her yerde, çünkü ucuz ve gıda üretiminde çeşitli amaçlar için kullanılıyor. Yiyeceklere kalınlık ve kayganlık katabilir ve kalori veya yağ eklemeden dokusunu iyileştirebilir. Ne yazık ki, çoğu insan tam olarak bedenlerine ne koyduğunu ve bunları nasıl etkileyebileceğini araştırmaya zaman ayırmaz. Soya, vaatlerini yerine getirmeyen modaya uygun bir “sağlık” yemeğinin bir örneğidir. Popüler kültürün bize emrettikleriyle değil; bilimsel araştırmaların sonuçlarına göre beslenmek daha akıllıca görünmektedir.



Kaynaklar:

NutraIngredients.com
HuffPost.com
Who.int
FoodScience.news




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Sarımsak yaşlılarda bilişsel sağlığı iyileştirmenin anahtarı mıdır?

Sarımsak, birçok sağlık yararına sahip olduğu bilinen popüler bir yiyecek. Bu faydalardan biri,  yaşlı insanlar arasında bilişsel sağlığı iyileştirme yeteneğidir . Louisville Üniversitesi’nden  araştırmacılar tarafından yapılan bir hayvan araştırması, alil sülfit adı verilen sarımsaktaki bir bileşiğin, Alzheimer ve Parkinson hastalığı olan kişilerin yaşadığı yaşa bağlı hafıza kaybını önlemeye yardımcı olabileceğini buldu. Özellikle, bileşik, hafıza problemleriyle ilişkili […]

Subscribe US Now

Araç çubuğuna atla